Mekânda Cins(iyet)in İzini Sürmek ya da Cins Cins Mekân

Remzi ALTUNPOLAT

Özet:
Cins Cins Mekân; mekânın, toplumsal cinsiyet rejiminin ve toplumsal cinsiyet rollerinin birbirlerini nasıl yapılandırdıklarına ve yeniden ürettiklerine bir başka deyişle mekân ile cinsiyet hallerinin ilişkiselliğine dair bütünlüklü bir perspektif ortaya koyan, kuramsal olarak zengin ve önemli çalışmaların yer aldığı bir derleme.
Anahtar Kelimeler: Mekân, Kadın, Toplumsal Cinsiyet, Erkeklik.
 

Mekânın, toplumsal cinsiyet rejiminin ve toplumsal cinsiyet rollerinin birbirlerini nasıl yapılandırdıklarına ve yeniden ürettiklerine bir başka deyişle mekân ile cinsiyetin ilişkiselliğine dair çalışmaların tarihi görece yenidir. Batı’da mekânı araştırma konusu yapan şehircilik, şehir planlama, mimarlık, coğrafya gibi disiplinlerin analizlerine toplumsal cinsiyet ilişkilerini dâhil etmeleri ancak 1980’lerde mümkün olmuştur. Aslında 1970’lerin başlarına kadar mekân çok büyük ölçüde mutlak, yansız, insani pratiklerden ve toplumsal süreçlerden bağımsız, apolitik ve teknik bir inceleme nesnesi olarak ele alınmıştır. Mekân fetişizmine dayalı hâkim paradigmayı eleştirerek mekânın toplumsalla ilişkisini kuranlar Yeni-Marksistler olmuş; Manuel Castells (1972), David Harvey (1973) ve Henri Lefebvre (1974) mekânı ideolojik, siyasal ve toplumsal süreçlerden bağımsız düşünülemeyecek toplumsal bir ürün olarak kavramayı önermişlerdir. Diğer yandan Marksist geleneğin dışındaMichel Foucault  (1963, 1975) iktidarı gündelik yaşamın bütün düzlemlerinde yeniden tanımlayarak yani iktidarın her yerdeliğine vurgu yaparak mekânsal düzenlemelerle iktidarı ilişkilendirmiş; sosyal bilimlerin mekân körlüğünü yıkmada önemli bir rol oynamıştır. Mekânı ve mekânsal süreçleri toplumsal cinsiyet ilişkileri bağlamında tartışmaya açanlar ise 1980’li yıllarda Feminist kuramcılar olmuştur. Mekânı çalışma konusu edinen alanların hem eğitiminde hem mesleklerinde kadınların sayısal artışı, 1970’lerin ortalarından başlayarak eko-feminizmin zuhur edişi, 1990’lara gelindiğinde postmodernizm bağlamında mekân, zaman-mekân ilişkisi ve kimlik sorunu tartışmaları, mekâna yönelik Feminist ilginin gelişmesini sağlamıştır. Bu ilgi doğrultusunda “feminist coğrafya” akımı gelişmiş, kadınlar ve planlama hareketi ortaya çıkmış, antropolojik ve kültürlerarası Feminist araştırmalar, mekân boyutunu içermeye başlamıştır.

devamı :

http://www.kaosgl.com/sayfa.php?id=10630

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s