FEMİNİST KURAMIN KENTİ / MEKÂNI ANALİZİNDE BİLGİKURAMSAL (EPİSTEMOLOJİK) / YÖNTEMBİLİMSEL (METODOLOJİK) DÖNÜM NOKTALARI VE BAŞLICA YAKLAŞIMLAR

Ağırlıklı olarak, şu kaynaklardan derlenmiştir:

McDowell, Linda (1993a) Space, Place and Gender Relations: Part I. Feminist Empricism and the Geography of Social Relations,  Progress in Human Geography 17 (2) 157-79.

———- ———–  (1993b) Space, Place and Gender Relations: Part- II. Identity, Difference, Feminist Geometries and Geographies, Progress in Human Geography, 17(3) 305-18.

Peet, Richard (1998) Feminist Theory and the Geography of Gender (Ch.7) in: Modern Geographical Thought, UK & USA, 247-91.

Kentsel tartışmalarla kadının konumunu birlikte ele alıp çözümleyen ilk makale 1973 yılında yayınlanıyor[1]. Bununla birlikte konunun, ancak 1980’lerde tekil bir ilgi alanı olmaktan çıkıp ilgili disiplinlerin (şehircilik, coğrafya, kent planlaması…) yerleşik bir bileşeni haline geldiğini söyleyebiliriz. Özellikle S. Hanson & J. Monk’un 1982’de Professional Geographer’da yayınladıkları “On not excluding half of the human in human geography” (“insan coğrafyasından insanların yarısını dışlamamak üzerine”) başlıklı makaleleri, meselenin salt kadınlara dair bilgi birikimi oluşturmak olmadığının, tartışmaların disiplinlerin bilgi yapısına ve yöntemine yöneleceğinin ilk habercisi… Lisans düzeyinde okutulmak üzere alanla ilgili ilk metin de Kadın Coğrafyacılar Çalışma Grubu’nca 1984’de İngiltere’de yayınlanıyor[2]. Kitapta feminizmin başlıca meselelerininin mekân ve coğrafyayla ilişkisi kuruluyor.

Bu başlangıç metinleri üzerine gerek “gelişmiş” gerek “gelişmekte olan” (bütün modernist, dikotomik, çizgisel gelişmeye işaret eden kavramlar üzerinde yeniden ve yeniden düşünelim, yerine neyi koyacağımızı bilemediğimiz durumlarda bile…) ülkelerde, gerek kentsel gerek kırsal alanlarda yapılan araştırmaların, örnekolay çalışmalarının ve ayrıntılı analizlerin sayısında hızlı bir artış yaşandığını görüyoruz. Fakat bir yandan da 1980’ler ilerledikçe “toplumsal cinsiyet”in anahtar bir toplumsal bölünme olup olmadığı, mekân üzerinden feminist bir analize ne ölçüde elverişli olduğu, giderek şiddetlenerek, tartışmalara konu oluyor; “kadınların ortak deneyimi” gibi kavramların yanı sıra “kadın” kategorisinin kendisi de sorgulanmaya başlıyor. Bu tartışmalarda özellikle ABD’li siyah feministler, antropolojik çalışmalar (anımsayınız, toplumsal cinsiyetin tanımının ve toplumsal cinsiyet ilişkilerinin kültürden kültüre, farklı mekânsal konumlanışlar arasında ve zaman içinde değişim gösterdiğini ortaya koyan…

[1] P. Burnett (1973) Social Change, The Status of Women and Models of City Form and Development, Antipode.

[2] Women Geographers Study Group of Institution of British Geographers (1984) Geography and Gender.

Devamı için :

Kronoloji

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s