“ŞEHİR VE HAYVAN” DERLEME KİTAP PROJESİ ÇERÇEVE METNİ VE ÇAĞRI

“Namevcudiyet oradadır. Onu ziyadesiyle belirgin biçimde hissedebilir, algılayabilir ve duyumsayabiliriz. … Namevcudiyet sadece orada olmayan değildir; daha çok, orada olmuş olan ama artık olmayan ya da orada olması gereken ama henüz olmayandır.”

Elisa Adami, 2015

 

Modern şehirler hayvanlar aleminden ayrı olduğumuzu düşünmenin en kolay olduğu yerlerdir. İnsan yoğunlaşmasının yüksek mühendisliğe maruz kalmış varoluş alanı olarak modern şehir, birçok hayvan türünün yaşayabilmesine elverişli çevreyi neredeyse yasaklar. Hayvanları şehrin haritasına yeniden yerleştirmenin ve şehri sadece tür-içi değil, türler-arası bir birlikte yaşam alanı olarak tahayyül etmenin akademik, pratik ve politik yolları nelerdir? Geçmişe, şehrin ve farklı yaşam biçimlerinin tarihine bakmanın bugün bize sunabileceği ipuçları mevcut mudur? Aynı biçimde, tarihsel seyir hangi aşamalardan ve kritik dönüm noktalarından geçerek bizi bugün “tek-türlü yaşam ideali”ne sürüklemiştir?   Şehri, nasıl olup da birlikte yaşadığımız diğer hayvanları da hesaba katan bir bakış açısından tanımlamıyoruz? Bunun tek sebebi “unutkanlık” mı? Kentsel toplumsal farklılığın hayvani boyutunun görünmezleşmesinin tarihsel kaynakları neler? Bugün bu görünmezlik hangi mekanizmalarla devam edip yeniden üretiliyor?

Eleştirel şehir kuramının üzerinde uzlaşma içinde olduğu analizlerden biri, modern şehrin, sürekli olarak disiplin, düzen, içerme / dışlama ve “temizlik” mekanizmaları üzerinden kendini stabilize, de-stabilize, re-stabilize ettiğidir. Modern şehrin tahayyüli, algılanan ve arzulanan – ama ziyadesiyle biçimsel, keyfi ve belirsiz – güvenlik(leştirme) politikası makbul bulunmayanları sistematik olarak şehrin çeperlerine ittirir ve / veya şehir merkezlerindeki “kamp”lara kapatır. İnsan olmayan hayvanlar, söz konusu politika ve yöntemlerin yön verdiği süreçlerin en görünmez, en “atılabilir”, en marjinalleştirilmiş, en sessiz(leştirilmiş) hedefleridir. Modern şehir ne ölçüde, nasıl ve neden insan olmayan hayvanları ayrıştırır, dışlar, kapatır, tehcir eder ya da ortadan kaldırır? Bu dışlama mekanizmalarının istisnaları nelerdir (örn. arkadaş / pet hayvanlar) ve bu istisnalar hangi şartlara ve sınırlılıklara tabidir? İnsan olmayan hayvanların dışlanması, insan gruplarının dışlanmasından hangi açılardan farklılaşır?

Modern şehir aynı zamanda bir “sosyo-politik haklar mekânı” olarak tanımlanagelmiştir. Üçüncü kuşak haklar (dayanışma temelli haklar) altında kategorize edilecek olan kentselliğe ve kentliliğe atfedilen özgül haklar, insan haklarının şehir ve kentsel hayat bağlamında özelleşmiş ve cisimlenmiş halidir. Bunlar günümüzde; liberal paradigma içinde “kentli hakları”, eleştirel ya da Marksist paradigma içinde “şehir hakkı” olarak adlandırılır.

Sosyo-politik bir haklar mekânı olarak şehir, insan olmayan hayvanların şehre (yeniden) içerilmesine imkân sunar mı? Kentsel dünyada, “hayvan hakları” ile “kentli hakları” nosyonlarının dokunması suretiyle ortaya çıkmış “iyi örnekler” var mıdır? Eğer varsa, dışlama, yoksunlaştırma, kapatma ve / ya öldürme eksenli politikalar yerine bu gibi “hayvan dostu” pratiklerin cisimlenmesinin dinamik ve değişkenleri nelerdir? “Şehir hakkı” nosyonu kentli hakları ya da kentsel haklar nosyonundan nasıl farklılaşır? Bu farklılaşmanın, şehri antroposantrik bir bakış açısındansa biyosantrik bir mevziden (yeniden) tanımlamak (hayal etmek de denebilir) için sunduğu imkânlar olabilir mi?

* * * * * * *

Yukarıdaki çerçeve metni derlemeye katkı sunabilecek yazarlara esin olması için hazırladık- sınırlayıcı olması için değil. Başlıktan da anlaşılacağı üzere, katkı olarak sunulacak metinlerin iki ana ekseninin olmasını bekliyoruz: “Şehir” ve “İnsan Olmayan Hayvanlar.”

Bu çerçevede değerlendirilebilecek literatürün Türkiye ayağı oldukça yoksul. Bu anlamda, hem şehir çalışmaları hem de eleştirel hayvan çalışmaları ile ilgilenen Türkiyeli okur için önemli ve yararlı bir kaynak kitaba imza atacağımızı düşünüyoruz. Tam da bu sebeple, makalelerin Türkiye (ve Osmanlı) şehirlerine odaklanması tercihimiz. Öte yandan karşılaştırmalı bakış açılarına açığız.

Daha da çeşitlenmesine açık kapı bırakarak, bizim ilk etapta belirleyebildiğimiz tema / ya da başlıklar şöyle:

  • İnsan Yerleşimlerinin Tarihi ve Hayvanların Değişen Statüsü
  • Kentsel Hayvanların Coğrafyası
  • Batı’da Sokakların Hayvansızlaşmasının Tarihi (evcil hayvanlar & pet’ler özelinde)
  • Osmanlı şehirlerinde hayvanlar
  • Şehirde ve Şehrin İnşasıyla Yeniden Üretiminde Hayvan Emeği
  • İstanbul’un Köpekleri – Kapatma Coğrafyaları
  • İstanbul’un Kedileri – Antropolojik Bir Çalışma
  • Kuzey Ormanları Hayvanlarının Yurtsuzlaşması
  • Kürt İllerinde / Sınırda Hayvan Olmak
  • Zorla Yerinden Etme ve Yaşam Alanlarının İmhasında Bir Strateji Olarak Hayvan Katliamı
  • “Hayvanların yeri sokaklardır ” savunusunun açmazları
  • “Canlı hayvan” ithalatının coğrafya ve akışları   / Mezbahalar
  • “Kentli Hakları” Hayvanları Görüyor mu?
  • Antroposantrik Olmayan bir “Şehir Hakkı”na Doğru
  • Şehir Edebiyatında Hayvanlar
  • Sinemada Şehir ve Hayvanlar

 

* * * * * * *

 

Özet (referanslar hariç 1-2 sf.) Gönderimi için Son Tarih: 31 Ağustos 2018

Derleme için Seçilen Özetlerin Kesinleşmesi: 15 Eylül 2018

Tam Metin (min. 10 bin, max. 14 bin kelime, Chicago Man. of Style) Teslimi, Son Tarih: 31 Aralık 2018

Düzeltme Önerileri, Son Tarih: 1 Mart 2019

Metinlerin Nihai Halinin Teslimi: 1 Nisan 2019

 

Ayten Alkan, Elçin Turan, Abdullah Onay

* * * * * * *

İletişim:

aytenalkan72@gmail.com ; apoonay@gmail.com ; elcinntrn@gmail.com

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s