“Cumhuriyet Kadını” Neyin Örtüsü?

2008

Lord Cromer’in uzun zaman önce, 1908’de, yayınladığı iki ciltlik bir kitap var: Modern Egypt. Hem söz konusu kitap hem de Lord Cromer’in başka marifetleri, sömürgeci paternalistik inşânın “başka erkeklerin aşağı konumda oluşu”nu ispatta feminizmin dilini nasıl hizmete koştuğunun kusursuz bir örneğini oluşturuyor. Kültürel-farkçı ırkçılık, batı-merkezcilik, oryantalizm ile feminizmden apartılmış iddiaların mükemmel bir kolajla sömürgeci fikriyat –dolayısıyla pratiğe- nasıl devşirildiğinin biricik olmayan örneği… Müslüman toplumların ve müslüman adamların “aşağı konumu”nun en aşikâr göstergesi / simgesi, kadınların örtünmesi ve yalıtılması Cromer’a göre. Mısırlıları “batılı uygarlığın hakiki ruhu”na ikna etmenin ya da zorlamanın yolu da elbette kadınların İslam içindeki konumunu değiştirmekten geçiyor.

Şimdi zurnanın zırt dediği yere geliyoruz: Mısırlı kadınların örtülerinden kurtulmaları savunusunun lideri bu Lordumuz, aynı zamanda, Birleşik Krallık’ta (İngiltere) Kadınların Oy Hakkına Karşı Erkekler Ligi’nin kurucu üyesi, zaman zaman başkanlığını da yapıyor. Güneşin hiç batmadığı krallığın tam kalbindeki feminizme, yani “beyaz Hristiyan adam”a kendi anavatanında meydan okuyan feminizme böylelikle mukabele edilirken, bir yandan da o feminizm seyahate çıkarılıp sömürgeleştirilen halkların kültürlerine, yollarda esasından soyundurularak, havalandıra havalandıra esansı uçurularak, taşınıyor.

İran’da, Mısır’da, Hindistan’da, vb. kadın örtünmesinin türlü biçimlerinin sömürgeci topluma direnişin simgesi haline gelmesi / getirilmesi, dolayısıyla, rastlantısal değil. Lâkin, ironik olarak, başörtüsü, türban, hicap, burka, vb. örtülerin yeni simgesel anlamlarını ilk etapta belirleyen Batılı söylem. Dolayısıyla, bir direniş simgesi olarak önünü açan da. Özetle, söz konusu olan, direniş söyleminin kendini sömürgeci tezin öncülleri üzerinde temellendirerek kurması.

Bütün bu karşı-imajlar, akisler, salvolar tantanasının müsebbibinin bir “erkekler arası yeni güç ilişkileri / dengeleri oluşum süreci” olduğu kolayca gözden kaybolabiliyor. Yerli üst-orta sınıfların sesine sözüne kolayca eklemlenen bu “uygarlaşma mücadelesi”, aslında, İslami tarz erkek egemenliği modelinin yerine Batılı tarz erkek egemenliği modelinin geçirilmesi atraksiyonundan başka bir şey değil, bu yanıyla bakıldığında.

Niye anlattım bu hikâyeyi?.. 2008’in 8 Mart’ı geride kaldı. Kendi adıma, hiç bu kadar hevessiz, sevinçsiz, sevimsiz karşılamamıştım 8 Mart’ı. Aşağı yukarı bir aydır şaşkınlıkla ve sıkışmışlıkla izliyorum “türban mevzuu”nun genel olarak siyasallaşmış bütün gruplarda “tartışılma” akslarını. Türkiye, bilindik manâda bir sömürge toplumu olmadı hiç, malûm. Modernleşme sürecinin de buna koşut olarak, meselâ Mısır’dan çok faklı karakteristikler sergileyen yanları olduğu da açık. Lâkin, bu oto-oryantal hâllerin, bu kendini sömürgeleştiren dillerin de kolay kolay eşi benzerinin bulunmayacağı, o da açık.

“Taraf”lar, ânında, hem de kendilerinin belirlememiş oldukları bir dikotominin iki yanına parçalanıverdi. Üstelik, başımıza ne belâlar getirmiş olduğunu özellikle son bir yıldır en trajik halleriyle gördüğümüz gerici / ilerici, işbirlikçi / yurtsever gibi gayet kapanmacı kapatmacı dikotomiler bunlar. Meseleye daha “sermaye-emek çelişkisi” eksenli bakanlar da bir başka “oyun” portresi çiziverdi.

Neden’ini, Nasıl’ını sorduğumuzda, tam da söz konusu modernleşme sürecinin, bir siyasal mücadele hattı olarak tanımlanmış “karanlığa ve gericiliğe” karşı “aydınlanma / aydınlatma” misyonunu anımsamak gerekiyor (bu hattın kalkınmacı-ilerlemeci sol paradigmaya nasıl nüfuz ettiğini de). Ve bu mücadelede eğitimli, orta sınıf kadınların nasıl devlet ve ideolojisinin “doğal” müttefikleri hâline geldiğini. Hâl böyle olduğunda, Tuncay Özkan’ın çağrısına uyan “Mustafa Kemal’in bacıları”nın kurduğu bayrak-saç paralelliğine şaşmamak gerekiyor elbet. Çünkü, söylemeye gerek var mı, bir önceki paragraftaki, savruluverilen dikotomilerin de bahis konusu kurucu misyonun da yalnızca müttefikleri değil, nesneleri de kadınlar; simgeleri, farklı kadın bedenleri.

Bağımsız ya da hiç değilse özerk bir feminist siyasetin de söylemin de dimağını diri tutması gereken bu noktaydı (–dı diyorum, çünkü çok zor onarılabilecek yaralar aldığını düşünüyorum bu potansiyelin.) Bütün bunları çerçeveleyen, yani, “erkekler arası yeni güç ilişkileri / dengeleri oluşum süreci”. Bu sürecin kışkırtılan karşı-imajları, akisleri… Tıpkı cemaat kimlikleri, dinsel kimlikler gibi, Kemalist modern kadın kimliğinin de yarattığı eril baskı.

8 Mart sabahı, bir öğrencimden, topluca gönderildiğini anladığım bir mesaj geldi telefonuma, “başını kapatmayı özgürleşme sanan akıl ve irade yoksunu hemcinslerimizin masal olduğu günlere ulaşmak umudunun… vs. vs.” Neresinden tut? Milyonlarcasından kendini daha akıllı ve iradeli sayma gafletinden mi? Bu gaflete cesaret veren kaynaklardan mı? (Feminist) etik probleminden mi?.. Bütün bir “cinsiyetler kuramı”, erkekliğin bir bütün olarak kendini kadınlık karşısında kurduğunu, buna mukabil, kadınlığın kendi içinde, farklı kadınlıkların birbiri karşıtında tanımlanmasıyla kurulduğunu söylerken bir bildiği varmış. Elbet. Ve bu mekanizmanın, patriyarkanın farklı formlarda kendini devamında ne denli elzem olduğunu anlatmaya çalışırken…

8 Mart ertesi, süreğen kâbusun bonusu olarak, merkez komite gibi işlediği anlaşılan bünyesinden hain sürmekte üstüne olmayan Cumhuriyet gazetesinin “cumhuriyet kadını yok ediliyor” temalı korku filmi serisi geldi, bütün bu anlatmak istediğime de geldi cuk oturdu. Geri plandan “cumhuriyet kadını yok ediliyor, farkında mısınız” diye konuşan erkek sesinin, çarşaflı kadının ağzından konuşan erkek sesinden bir farkı varmış gibi… Oradaki o donuk kadınlara benzemeliymişim gibi… İkisinden birine benzemeliymişim gibi. Bu tehdidi mütemadiyen bir erkek sesi kulağıma fısıldamalıymış gibi…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s